25 Ocak 2013 Cuma

ZAMAN

Fotoğrafsız ve yine okuyucular için "çooook ilginçç" hissettirmeyecek bir postla daha karşınızdayım:)Ama en azından bu sefer biraz daha neşeliyim. Neşemin sebebi herkes uyuduğundan mütevellit biraz sessizlik biraz dinlence arasında bloguma iki satır yazabilmemdir birazda... Hayat fıldır fıldır, lavabodaki suyun boşalması gibi döne döne bitiyo saatler, günler...Birtanecik oğlum büyüyor o büyüdükçe mutlu oluyorum gelişimine ve aynı zamanda her geçen günümüzü özlüyorum şimdiden, bana düşkünlüğüne alışıyorum herhalde bende gitgide. Yeni kelimeler öğrendiğinde şaşırıyorum, hemde onunla sohbet etmek için sabırsızlanıyorum.Yeni birini tanımak gibi aslında çocuk yetiştirmek. Hani ilk başta çoğu insandan lafı cımbızla alırsın, biraraya geldiğinde ne yapacağını pek bilemezsin ama zaman geçtikçe bağlanırsın tanıdıkça merak edersin bende şimdi merak ediyorum, Yekta Nazım ne düşünüyor, ne hissediyor... "Anne Kokkuuu" diyor birşeylerden korkunca, hemen önlem almaya çalışıyorum bilinçaltına zeval gelmesin diye paşamın... Ben kızıncada korkuyor bazen, sonra kucağımdayken " anne kız" diyor "yooo diyorum kızamamm ben oğluma kıyamam bi taneme" nasıl gülüyor çapkın çapkın o ısrar ettikçe ben yoook diyorum.O mutlu oluyor ben daha çok. Arkadaşlarımın bloglarını okudum biraz evvel, tanıdığın insanlar oldu mu bi yandan hayal ediyorsun. Güzel haberlere sevinip, kötü haberlere sıkılarak... Zaman geçiyor ama öyle ama böyle...

27 Kasım 2012 Salı

KİTAP

Bu aralar hiç kitap okumadım. malum sebeplerden vakit yok, halim yok v.s... Ama asıl sorun aradığım kitabı bulamamak. Ne mi o "eski halime dönüş rehberi" ... Çok özledim eski hallerimi çok özledim. Eski depresif halim bile daha iyiydi.Canlan diyorum içimden ama yok demekle olmuyo artık, eskiden olurdu:(

23 Kasım 2012 Cuma

Güzel günler görecek miyiz, Güneşli günler??

Hani işleyen demir pas tutmazdı arkadaş, hani çalışınca insan tüm dertlerinden sıyrılırdı(tamam bu kısmı biraz ben abarttım :)) Şaka bi tarafa ben yaklaşık 40 gündür çalışıyorum, daha doğrusu çalışmaya çalışıyorum ama hiç öyle bi dinamizm, bi kendine güven, bi eski günlerime döndüm he heeeeyt moduna giremiyorum. Aklım ufaklıkta kalıyo, bir an unutsam zaten annem vasıtasıyla telefonda "annniiii" sesini duydum mu içimden ben napıyorum ya burda deyiveriyorum. Diğer yandan ev hanımlığı olayıda pek samadı beni, halbuki yıllarca hayalini kurmuştum :( Velhasılı kelam hep demişimdir sabah doğan güneş içine doğmuyorsa o günden, günlerden, aylardan hayır bekleme :(

9 Kasım 2012 Cuma

Diş çıkaran çocuğun cinnet geçiren annesi

Bizim efendi diş çıkarıyor ama bağıra bağıra, sanki kazma kürek dalmışlar paşamın diş etlerine. Kucağımdan inmek istemiyor, yemek yemiyor yedirmiyor. Kendimi"Hanım hanıııım büyüyünce özliceksin ama" diye sakinleştirmeye çalışsam da bi süre sora bir bakmışız hem o bağırıyo hem ben.

8 Kasım 2012 Perşembe

YAZSAM YAZSAM BİTMESE

Kimine uzun kimine kısa gelir, zaman geçmişse en son yaptığın işlerin üzerinden...Zaman geçmiş buralara uğramayalı ama uzun mu kısa mı ben bile kestiremiyorum bu aralar. Hayatım çok benden çıktı çünkü... Kazanımlar, kayıplar, gelenler, gidenler... Ruhsuzlaştığımı düşünüyordum aslında, meğer tam tersi çok büyümüş bu ruh,ıslanmış,kurumuş,yaşlanmış...Anlatmak istemiş bazende hiç tanımadıklarına, çok iyi tanıyanlarına... Ama kelimeler birbirine girmiş.Yazı bitmiş.