24 Şubat 2011 Perşembe




Karanlık dehlizlere sızan gün ışığı
azap verir müebbete mahkum gözlere
o ışık ki güller açtırır oysa


Zorsa bazı sabahlar kimse gülmesin istesin selamlaşırken
gülümsemek hırpalar seni
kalbin ağrıyorsa


Ruhundaki ağırlığı taşıyamaz
kelebek kanatlı iç dünyan
sen sürünürken o uçuyorsa

Çek kılıcını geç aynanın önüne
yel değirmenine dönen aklını buda
Kendinin kahramanı ol
Kurtarılacağın yoksa !

27 Ocak 2011 Perşembe

Yazı var yeniii :)

Her gün sabah gazetelerini karıştırırcasına baktığım bloglar var. Ve neden bir kaç gündürdür güncellenmiyo bu blog deyip söylendiklerim, Ve de " Mübarek seninde blogun var kaç ay oldu tek satır yazmadın diye dannnkk edişlerim :))

Hayat hızlı, müthiş gelişmelerle dolu akarken ben buraya tek satır yazmamışım, herhalde anca idrak ettiğimden. Efendim bendeniz artık bir kayınvalide, bir askerannesi, bir çocuğunun mürüvveti için dua edecek kişi adayıyım inşallah :)))

Muhtemelen 4-5 ay sonra size gaz problemlerinden, değişen uyku düzenimizden, milletin yıllardır bildiği şeyleri yeni öğrenip nasıl şokk olduğumdan bahsedicem :) İnşallah çok güzel gelişmeler, sevinçlerde anlatırım. Ben şimdiden merakla bekliyorum kendimi :)

Bu aralar araştırma konularıma gelince tabiki, bebek battaniyesi modelleri, uygun fiyatlı bebek odaları, fonksiyonel bebek arabaları... Tıpkı eskiden barbie bebek alırken yaptığım araştırmalar gibi tabi o zaman internet filan yok, bi tuhafiyeci Ali Amcanın dükkanına bi Muhsin Amca ya bide Tevfik Amca ya bakardım anneme fiyat bilgilerini iletir sabırla ... ayyy tamam sabırsızlıklar içinde beklerdim.
Şimdi de öyle sayılır, sabırsızlanıyorum bir an evvel herşey hallolsun istiyorum. Çalışırken hazırlıklarla ilgilenmek çok kolay olmuyo ama hallederiz inşallah. Kocam sağolsun zevklidir, çok ta yardımcı bana.

Aklınızda olsun sizinde uygun fiyatlı güzel bebek malzemeleri satan yerler biliyorsanız önerilerinizi memnuniyetle bekliyorum :)
Bebeğim için alınan ufak tefek bi kaç parçayı paylaşayım bu arada:






1- Arzum bebbe robot Arkadaşlarımın hediyesi bana, sağolsunlar çok ince düşünmüşler. Bana göre çok kullanışlı daha denemedim ama hem blender, hem sterilizatör( ki hamile kalır kalmaz bunlara baktım biberon kaynatamam gibi gibi geliyo çünkü:)), buharda pişirici, ısıtıcı... Kullanır kullanmaz yorumlarımı yazıcam






2- Weewell mini hava temzileyici


Buzdolabı, Araç, Giysi Dolabı ve Küçük Oda Hava Temizleyicisi
Kuvvetli Sterilizatör
Weewell Hava Temizleyici içinde bulunduğu ortamı Ozon (O3) gazı ile doldurur. Özellikle buzdolabı kullanımında sebze ve meyvalarda oluşabilecek küf, mantar ve bakterileri %95 oranında yok eder. Kötü Kokuyu Yok Eder Weewell Hava Temizleyici tarafından ortama verilen Ozon (O3) gazı kötü kokuları alır. Ortamın havasını temizler. Buzdolabı kullanımında besinlerin kokularının karışmasını ve birbirini etkilemesini önler. Besinlerde Tarım İlaçlarının Bağlarını Zayıflatır Buzdolabına verilen Ozon (O3) gazı, havayı oksidize eder; meyve ve sebzelerin üzerine yapışmış olan tarım ilaçlarının bağlarını zayıflatır, kolay temizlenmelerine yardımcı olur. Tazeliği Korur Ozon (O3), buzdolabınızda bulunan meyve ve sebzelerin bozulma sürecini kontrol altında tutar. Kökü kokulardan korunan, steril bir buzdolabında et, meyve ve sebzelerin raf ömrü uzar.
Meyve sebze yıkarken sirke bazen de exir diye bi karışım var onu kullanıyorum. Bu da buzdolabımda işe yarar inşallah. Bu gün gelmesi lazım bakalım. Yorumlarımı kısa sürede yazarım bari :)

Kısmen özet geçilmiş bi yazı oldu ama şimdilik böyle işte :)

















30 Kasım 2010 Salı

Melankoli


Umudumun son barış timini vurdular

Sana ulaşmaya çalıştığım zamanlarda

Yoruldum koşarken

Umut kırıntılarında tattığım duygularında

Boğuldum yüzerken

Ayağıma inen karasularda...

23 Kasım 2010 Salı

BAyram BAyram Hey :)



Bayram bitti, koyunlar gitti.

Bütün dünya buna inansa, hayat bayram olsa, tatil yaparlar mı acaba diye söylendim ben dün. Yazık ki çalışmaya başladıktan sonra bayram geliyor yerine tatil geliyor demeye başladım. Uzun ve dinlendirici bir tatili daha keyifle tüketince ofis yolları göründü bana. Allah'tan havalarda bozdu da kapalı mekanlar biraz daha dayanılabilir oldu. Ben şimdi yazını başlangıcına ve gidişatına bakıyorum da... yok bugün benden enerjik, eğlenceli bi yazı çıkmaz. Eee madem sizinde ruhunuzu sıkmayayım o zaman. Görüşürüz bilahere

3 Kasım 2010 Çarşamba

Pazar Telaşesi, dikiş çılgınlığı :)))









Çarşamba sabahları İstanbul'un meşhur semt pazarlarından birinin tam ortasından geçerek işe geliyorum. Özellikle birbirinden güzel kumaşlar direklere asılarak dalgalanmaya başlayınca ayaklarım geri geri gidiyo.
Sabahın kör karanlıklarında alışverişe çıkan teyzeler favorilerim, gıptayla bakıyorum el çabukluğuyla tezgah karıştırmalarına :) Pazaracılar deseniz onlar ayrı bi alem, tezgahın üstünde uyuyanlar mı dersiniz, mükellef bi kahvaltı yapmadan satış yapmayanlar mı... yok da yok.
Bu aralar gözüm tezgahlarda kalın triko kumaş arıyor. Kocama kazak dikicez. Başarabilirsek düşünemiyorum kendimi, neler yaparım Allah bilir :) Benim küçüklükten kalma bir dikiş makinesi fobim vardı, aslında sadece dikiş makinesi değil, bilimum makineler hatta bilgisayar, üniversiteye başladığımda kasanın düğmesine basıp ışıkların yanıp sönmesini dehşetle izlerdim :))) Gel gelelim dikiş makinası dışında hepsinin üstesinden geldim taaa ki annecim bize bu singer makinayı hediye edinceye kadar. Annemin eski bir yoknaz makinası var. Bir kaç kere başına geçtiğimde kendi kendime asla dikiş makinesi kullanamayacaksın demiştim. ama artık işler değişmiş, öyle pratik ki dikiş dikmek. Makine gelir gelmez hiç dikiş bilgisi olmayan ben babamın eşofmanının paçasını kıvırdım. Şimdi hedefim çok sevgili aile dostlarımızın bebeklerine bişiler dikebilmek. Haftasonu nu iple çekiyorum. Makineyi aldığımız dükkanın sevimli sahibesi bana kullanımla ilgili bir kaç gün ders verecek. Sonrada inşallah tutmayın beni :))))